çok iyi yapmışsınız hocam. teşekkür ediyorum. bu sınıf benim için çok önemli. 3 senelik bir mücadelenin
sonucunda ortaya çıktı ve duvardaki boyadan tutunda tek bir çivisine kadar kendi emeklerimle oluşturdum.
bu sınıf bize dostlar kazndırdı. öğrenciler çok sevdi sahiplendi. imkanlar kısıtlı diye bahaneleri ortadan kaldırdık.
örnek bir çalışma olarak her fırsatta tanıtıyorum. sadece bir müzik odası değil burası. öğrencilerin araştırma yapabileceği
ders çalışabileceği, paylaşabilecekleri bir ortam. sosyal bir ortam oldu. Bize destek veren dostlar kazandık.
Değişik yerlerde kardeş sınıflarımız oldu.
Eser hocamla başladığımız kardeş öğrenci- kardeş öğretmen çalışması giderek büyüdü. sınıfta öğrencilerle kurduğumuz
yakın ilişkiler
sayesinde dersler daha da güzel oldu. biz kabuğumuzu kırmak istedik ve başardık galiba... öğrencilerle el ele
hala çalışıyoruz. gelişmeleride bu gibi ortamlarda duyurmaya ve örnek olmaya devam etmek istiyoruz.
en son çalışmamız yaz aylarında başladı. kısaca bundan bahsetmek istiyorum .
yaz aylarında msn den görüştüğüm sınıf rehber öğretmeni olduğum öğrencilerimle çok anlamlı olduğunu düşündüğüm bir
çalışma yaptık. çok uzun seneler önce ilçemizde askerlik görevini öğretmen olarak yapan ve şu an da rahatsızlığı nedeniyle zor günler geçiren değerli
büyüğümüz Erol Günaydın'a ulaştık. Sanat- sanatçı kavramını artık anlatmaya bile gerek kalmayacak çünkü öğrenciler bizzat
yaşıyor. bir yere yazdığım yazıdan alıntıyla gerisini anlatmaya çalışayım.
"bende bugün olan bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Tiyatro sanatçısı Erol Günaydın'ı tanırsınız. kendisi bu aralar biraz rahatsız. asker kaçağı olduğu haberleri çıkmıştı hatırlarsınız. bu konuda kendisi askerliğini ağrı'nın diyadin ilçesinde yani benim şu an çalıştığım yerde öğretmen olarak yaptığını söylemişti. tabi ben bunu duyunca ve hasta olduğunu öğrenince biraz araştırma yaptım. uzun çabalar sonucunda adresine ulaştım. öğrencilerime kendisini anlattım. zaten hepsi cennet mahallesi dizisinden dolayı çok iyi tanıyordu.. üzüldüler ... ona geçmiş olsun dileklerinde bulunmak için bir mektup yazdık. içine resimler koyduk ve postaladık. adresine ulaşmış bugün beni aradı bizzat. çok mutlu olduğunu, eski günlerini tekrar anımsadığını söyledi. öğrencilere selamlar söyledi. hala rahatsız olduğunu, rahatsızlığı geçince bize cevap yazacağını söyledi... bende hemen öğrencilerime anlattım dediklerini ve selamlarını ilettim.. küçük bir adım büyük bir sevgi seline dönüştü. herşeyden önemlisi rahatsızlığı olan bir büyüğümüze az da olsa moral oldu..."

Kendiside şöyle anlatıyor askerliğini...
“Öğretmenlik de yaptım”
1960 senesinde yedek subay öğretmen olarak askerliğimi Ağrı’nın Diyadin Kazası Yukarı Biligan Köyü’nde Aladağ’a yaptım. Okulu açtık, çocuklara ders vermeye başladım ama mümkün olmayınca çocuklara meddahlık yapmaya, trenleri, uçakları, Ankara, İstanbul’u anlatmaya başladım. Velileri bile gelip beni dinliyorlardı. Çok güzel günler geçirdim ama okul binası hasarlı olduğu için okul kapatılmak zorunda kaldı. Çocukları çok severim. Bir ara çocuk tiyatrosu kurdum, şehir şehir dolaştım. Televizyonda da çocuklara yönelik programlar hazırladım.
http://www.ugurbektas.org/?p=31